Haberler

#BahanesiYok

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü Kapsamında uygulama ortağı olduğumuz UN Women(BM Kadın Birimi) tarafından Ankara, Atakule’de gerçekleştirilen #BahanesiYok Kampanya Lansmanına TAP Vakfı olarak katılım sağladık.

UN Women işbirliğinde yürüttüğümüz Şiddete Maruz Kalan Kadınlara Yönelik Sağlık Hizmet Mekanizmalarının Güçlendirilmesi Projemiz kapsamında TAP Vakfı adına Proje Koordinatörümüz Ayşe Tek tarafından yapılan #BahanesiYok konuşma metni:

Biz, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı olarak; ataerkil sistemin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonucu olan kadına yönelik şiddetin, kadının insan haklarının ihlali anlamına geldiği bilinciyle çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Kadına yönelik şiddet, kadının insan hakkını birçok yönüyle ihlal etmekle beraber kadınların yaşamlarını derinden etkileyen akut, kronik, ölümcül olan ve olmayan sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Şiddet nedeniyle kadınlar erken ve geç dönemde çok önemli sağlık sorunları yaşarlar, yeti yitimine uğrayabilir hatta hayatlarını kaybedebilirler.

DSÖ raporlarına göre şiddet yaşayan kadınların bunu yaşamayan kadınlara göre daha fazla sağlık sorunu yaşadıkları, yaşamları boyunca sağlık kuruluşlarına daha fazla ziyarette bulundukları ve hastanelerde daha uzun süreyle kaldıkları bilinmektedir.

Kadına yönelik şiddet kadınlarda yaralanmalar, kırıklar, şiddet sonrasında ortaya çıkan engellilik durumları, travma sonrası stres bozukluğu, kaygı, depresyon, istenmeyen gebelik, güvenli olmayan düşük, cinsel işlev bozuklukları, somatik yakınmalar, kronik ağrı sendromu, fibromyalji, kronik pelvik ağrılara neden olmaktadır. Daha birçok kronik, fiziksel, cinsel sağlık-üreme sağlığı ve ruh sağlığı sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

2014 KSGM araştırmasına göre Kadına yönelik şiddet, hatta kadınlarda intihar düşüncelerinin oluşmasına ve intihar girişiminde bulunmasına neden olmaktadır. Şiddete maruz bırakılan kadınların intihar girişiminde bulunma oranı, şiddete maruz bırakılmayan kadınlara oranla 5 kat daha fazladır.

TAP Vakfı olarak, kadına yönelik şiddetin önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğunu biliyoruz.

Bu yapısal sorunun çözümü kuşkusuz tek bir kurumun ya da yapının desteği ile mümkün değil. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, tüm kamu kurumlarının alacağı sorumlulukta kadınların deneyiminden beslenen, kadınlar için ve kadınlarla birlikte şiddetsiz bir dünya hayaliyle kadın hakları için mücadele eden sivil toplum örgütlerinin rolü yadsınamaz.

UN Women işbirliği ile yürüttüğümüz, Şiddete Maruz Bırakılan Kadınlara Yönelik Sağlık Hizmet Mekanizmalarının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında şiddete maruz bırakılan kadınların belki de en çok başvurduğu yerler olan sağlık kurumlarının kadına yönelik şiddetle mücadelede, koruyucu-önleyici hizmetlerde sorumluluklarını ortaya koymaya çalışıyoruz.

Yanı sıra alanda çalışan kadın örgütleri, meslek örgütleri ve kamu kurumlarının işbirliğini geliştirmeye çalışıyoruz. Kadına yönelik şiddetin kadın sağlığına olan olumsuz etkilerini, sağlık kurumlarının ve sağlık çalışanlarının şiddetle mücadeledeki mesleki-kurumsal rollerini ve sorumluluklarını işbirliklerimiz çerçevesinde görünür kılmaya çalışıyoruz.

Şiddetin kadın sağlığına etkilerinin ve kurumsal sorumlulukların kadınlarla çalışan profesyoneller için daha bilinir ve görünür olması amacıyla halk sağlığı, hukuk, sosyal hizmet alanlarından uzmanlarla birlikte hizmetlerin niteliğini artırmayı hedefleyen kılavuz ve öğrenme modülleri geliştirdik.

Aynı zamanda sağlık sistemine başvuran kadınların bu kurumlarından ve çalışanlarından alabilecekleri desteği tanımlayan bir farkındalık kampanyası yürütüyoruz. Bu kampanyada “kadına yönelik şiddetle ilgili #şikayetimvar”  diyoruz.

Bizler biliyoruz ve inanıyoruz ki:

-Kadınlara  ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin bahanesi yok.

-Kadınların bedensel hakları ile ilgili karar verici olarak tanınmamasının bahanesi yok.

-Sağlık sisteminde kadınlara yönelik koruyucu ve önleyici etkin ve nitelikli desteklerin geliştirilmemesinin bahanesi yok.