Bizden Haber Alın



Haberler Organizasyonlar

Dünya Nüfus Günü 2021: “Çözüm, Haklar ve Seçimler”

11 Temmuz Dünya Nufüs Günü’nün 2021 yılı teması “Çözüm, Haklar ve Seçimler”

Son yüzyılın en büyük küresel sağlık sorunu olan Kovid-19 salgını, dünyadaki tüm insanların, özellikle de kırılgan grupların (yoksul, göçmen, mülteci vb. gibi) sağlığını tehdit ediyor ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştiriyor. Salgın döneminde, özellikle sağlık sistemlerinin yetersiz olduğu ülkelerde, milyonlarca kadın ve kız çocuğu üreme sağlığı hizmetlerine ve aile planlama yöntemlerine erişim sağlayamadı, ayrıca aile içi şiddet ve çocuk yaşta evlilikler başta olmak üzere pek çok zararlı uygulamaya maruz kaldı.

Bu doğrultuda UNFPA, 2021 yılı Dünya Nüfus Günü temasını; ”Üreme sağlığına ve haklarına öncelik verilmesi”; olarak belirledi. Pandemi ve Kadın Sağlığı: Haklar ve Seçimler panelinde bu konu, nüfus, kalkınma, demografik değişimler, üreme sağlığı ve hakları ekseninde, kamu, özel sektör, akademi, sivil toplum ve sanat dünyasından değerli temsilcilerin desteği ile geniş kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Panelde, Genel Koordinatörümüz Nurcan Müftüoğlu; COVID-19’un Türkiye’deki kadınlar ve gençler üzerindeki etkisine dair konuşmasını gerçekleştirdi, konuşmasında 2018 TNSA verileri ve CİSÜ Platformu’nun hazırladığı ”Türkiye’de CSÜS Durum Analiz Raporu” ve “Pandemi Öncesi ve Sırasında Türkiye’de CSÜS Hizmetleri” Raporlarına referans veren Müftüoğlu; pandemi öncesinde Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinin (CSÜS) parçalı ve dağınık bir yapı gösterdiğini, Sağlık Ocakları’nın yerini alan ASM’lerin ekip hizmeti anlayışına göre değil performans sistemine göre hizmet vermesi, AP hizmetlerinin ise performans kapsamında yer almayışı ile AP danışmanlık ve bilgilendirme hizmetlerine zaman ayrılamayışından bahsederek; 1. Basamak hizmet sunucuların eskiden olduğu gibi üreme sağlığı eğitim programlarına katılmadıkları, AÇSAP’ların sayısının hızla azalması ve 2. Basamak AP poliklinikleri kapanırken; ÇEKÜS ve SHM ile yeni hizmet sunum alanları açılmaya çalışıldığını belirten Müftüoğlu; kontrasepsiyon erişiminin son derece sınırlı oluşunun önemini ve “Yaşa göre yapılandırılmış kapsamlı bir cinsel sağlık eğitim programının olmayışı; ergenleri ve gençleri korumasız bırakışını” işaret etti.

Müftüoğlu panelde; ”Pandemi öncesinde de CSÜS dağınık ve yetersiz bir hizmet yapısında sunulmaktaydı. Ancak vurgulamak isterim ki, ülkemiz bu alanda uzun yıllara dayalı bir kurumsal hafızaya, birikmiş deneyime ve yetkin insan kaynağına ve güçlü bir sağlık bakım sistemine sahip bir ülke. Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri bilimsel, bütüncül ve hak temelli bir yaklaşımla, ücretsiz ve kaliteli bir biçimde ve kamu tarafından sunulabilmeli.” mesajını verdi ve konuşmasını ”Kadınların ve gençlerin, bedenleri ve doğurganlıkları konusunda özgür ve sorumlu kararlar verebilecekleri koşullara ve hizmet desteğine sahip olmaları umuduyla sözümü tamamlarken; Nairobi Zirvesinde ülkelerin verdikleri sözü / 2030 hedeflerini paylaşmak isterim; – önlenebilir anne ölümleri, karşılanamayan AP ihtiyacı ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin sıfırlandığı bir dünya.” sözleri ile bitirdi. Konuşma metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca CİSÜ Platformu 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’nde, Türkiye’de CSÜS Durum Analiz Raporu verilerini ve mesajını şöyle paylaştı;

”Hamile kadınların %27’si tekli yüksek risk kategorisinde, %9’u ise daha da riskli olan çoklu yüksek risk kategorisinde. Yüksek riskli gebelikler; yani anne ve bebeğin yaşamını tehdit eden riskler önlenmediğinde karşımıza Anne Ölümü olarak çıkmaktadır. Durum Analiz Raporu’nda; 2019 yılı TÜİK verilerine göre yapılan hesaplamada anne ölüm oranı yüzbin canlı doğumda 16,8’dir. Türkiye’de halen önlenebilir anne ölümleri tüm anne ölümlerinin 3’te 2’si olup yüksek oranda!

Türkiye’de ergen doğurganlık hızı, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na (TNSA) göre 2018’de binde 30’dur. Ergen gebeliklerde anemi ve sezaryen doğum oranlarının yanı sıra, erken doğum risklerinin arttığı görülmektedir, her 3 ergenden birisi erken doğum yapmakta ve hem kendi hem de bebeğinin yaşamını riske atmaktadır.

Dünya Nüfus Günü’nde tekrar edelim; doğurganlığın düzenlenmesi hizmetlerine performans puanı verilerek hizmet özendirilmeli, ekip hizmetindeki birinci basamakta evde hizmetteki personel yetersizliği giderilmeli, yasalar uygulamaya yansıtılmalı ve Nairobi zirvesinde belirlenen “3 sıfır hedefine” (sıfır karşılanmamış aile planlaması ihtiyacı, sıfır önlenebilir anne ölümü, sıfır cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet) 2030’e dek ulaşmak için kanıta dayalı savunuculuk ve uygulamalar hızlandırılmalı.”

Canlı yayını UNFPA TURKEY kanalından da izleyebilirsiniz.