İzmir’de 28 kurumdan 40 temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, kadına yönelik şiddetle mücadelede sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, kurumlar arası işbirliği ve yerel koordinasyon olanakları ele alındı. Çalıştay kapsamında, İzmir için hazırlanan kurumlar arası işbirliği haritası katılımcıların katkılarıyla nihai hale getirildi.

Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) olarak, 14 Ekim 2026 tarihinde İzmir Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu’nun ev sahipliğinde ve paydaşlığında “İzmir’de Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Sağlık Hizmetleri için Yerel İşbirliği Çalıştayı”nı gerçekleştirdik. 28 kurumdan 40 temsilcinin katıldığı çalıştayda; sağlık kurumları, meslek örgütleri, kadın örgütleri, üniversiteler ve ilgili paydaşlar bir araya gelerek İzmir’de kadına yönelik şiddetle mücadelede sağlık hizmetlerinin mevcut durumunu ve kurumlar arası işbirliği olanaklarını değerlendirdi.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve UN Women tarafından yürütülen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Güçlü Sivil Alan – Faz II” Programı kapsamında TAPV tarafından yürütülen “Şiddete Maruz Kalan Kadınlar İçin Sağlık Sistemi Mevzuatının Uygulama Adımlarıyla Güçlendirilmesi” projesi çerçevesinde düzenlenen çalıştayın temel amacı, İzmir’de kadınların sağlık hizmetlerine ve ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarına erişimini güçlendirecek kurumlar arası işbirliği haritasını birlikte nihai hale getirmekti.

Sağlık hizmetlerinde kadına yönelik şiddetle mücadele: Farklı basamaklar, ortak sorumluluklar

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör ve TAP Vakfı Genel Koordinatör Yardımcısı Seda Çavuşoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştay, kadına yönelik şiddetle mücadelede sağlık sisteminin farklı basamaklarının rollerini ve bu basamaklar arasındaki bağlantıları ele alan sunumlarla devam etti.

İzmir Tabip Odası’ndan Prof. Dr. Türkan Günay, “Kadına Yönelik Şiddetin Sağlık Sonuçları, Birinci Basamakta Önleyici Yaklaşım ve Güçlendirilmiş Kadına Yönelik Şiddet Algoritması” başlıklı sunumunda, şiddetin kadınların sağlığı üzerindeki etkilerini ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin önleyici yaklaşım açısından önemini ele aldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Akça Toprak Ergönen, “Cinsel Şiddete Maruz Bırakılan Bireylere Adli Tıbbi Yaklaşım: DEÜTF Adli Tıp AD Örneği” başlıklı sunumuyla cinsel şiddet vakalarında adli tıbbi yaklaşımın temel boyutlarını ve üniversite hastanesi deneyimini paylaştı.

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği temsilcisi Uzm. SHU Murat Cömert, “III. Basamak Sağlık Kurumlarında Kadına Yönelik Şiddet Vaka Yönetimi” başlıklı sunumunda, üçüncü basamak sağlık kurumlarında vaka yönetimi ve sosyal hizmetin rolüne odaklandı.

TAP Vakfı Proje Koordinatörü Ayşe Tek ise “Sivil Toplum Gözünden I., II. ve III. Basamak Sağlık Kurumları ve Paydaşlar Arasında İşbirliği Çalışmalarında Hangi Noktadayız?” başlıklı sunumunda, kadına yönelik şiddetin sağlık boyutunda yürütülen çalışmaların gelişimini, farklı sağlık basamaklarında ortaya çıkan ihtiyaçları ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeleri paylaştı.

İzmir için yerel işbirliği haritası birlikte şekillendirildi

Çalıştayın öğleden önceki bölümünde gerçekleştirilen ilk grup çalışmasında, “İzmir’de Kadına Yönelik Şiddetin Sağlık Boyutu Pratiklerinin Ortaya Konması – Taslak İşbirliği Haritamız Bize Ne Söylüyor?” başlığı altında mevcut hizmet ve yönlendirme süreçleri değerlendirildi. Katılımcılar, kendi kurumlarının görev ve sorumlulukları üzerinden mevcut işleyişi, kurumlar arasındaki bağlantıları, işbirliği olanaklarını ve geliştirilmesi gereken alanları tartıştı.

Öğleden sonraki ikinci grup çalışmasında ise taslak işbirliği haritasının nihai hale getirilmesine odaklanıldı. Kadınların ihtiyaç duydukları sağlık ve destek hizmetlerine erişim süreçlerinde kurumların rollerinin, birbirleriyle kurabilecekleri bağlantıların ve yönlendirme mekanizmalarının daha görünür ve işlevsel hale getirilmesi üzerine çalışıldı. Grup çalışmalarının ardından katılımcılar değerlendirmelerini ve önerilerini paylaşarak haritanın son haline katkıda bulundu.

Çalıştay boyunca sağlık kurumlarının farklı basamaklarında sunulan hizmetlerin birbirinden bağımsız değil, kadınların ihtiyaçları doğrultusunda birbirini tamamlayan bir bütün olarak ele alınmasının önemi öne çıktı. Meslek örgütleri, kadın örgütleri, üniversiteler, yerel yönetimler ve sağlık kurumları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi; kadınların hak temelli, kadın merkezli ve travma bilgili hizmetlere erişiminin desteklenmesi açısından ortak bir sorumluluk alanı olarak değerlendirildi.

Yerel sahiplenme ve sürdürülebilir işbirliği için ortak adım

28 kurumdan 40 temsilcinin katkısıyla gerçekleştirilen çalıştay, İzmir’de kadına yönelik şiddetle mücadelenin sağlık boyutunda yerel işbirliğinin güçlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun desteklenmesi açısından önemli bir buluşma oldu.

İzmir Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu’nun ev sahipliği ve paydaşlığı, çalışmanın yerel düzeyde sahiplenilmesi ve sürdürülebilirliğinin desteklenmesi açısından önemli bir rol üstlendi. Farklı kurum ve meslek gruplarının bilgi ve deneyimlerini bir araya getirdiği bu ortak çalışma, İzmir’de sağlık temelli kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik işbirliğinin geliştirilmesi için bir zemin oluşturdu.

Katkı sunan tüm kurumlara, değerli bilgi ve deneyimlerini paylaşan konuşmacılara ve çalıştaya katılarak ortak değerlendirme sürecine katkıda bulunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.