Merhaba,

Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nden Dilara Akçin. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 2013 yılından bu yana Kadın Sağlığı Eğitim Programı (KSEP) eğitmenliğini yapıyorum. Sahada geçirdiğim her gün, kadınlarla kurduğum her temas bana bir kez daha şunu hatırlatıyor; Güçlenme, yalnızca bilgiyle değil; güvenle, dayanışmayla ve birlikte yürümekle mümkün oluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürüttüğüm eğitimlerde, kadınların kendilerini ifade edebildikleri, yargılanmadan dinlendikleri ve kendi hikâyelerine yeniden baktıkları anlara tanıklık etmek benim için birçok anlam taşıyor. 

Bu yolculukta, attığımız her adımın arkasında güçlü bir dayanışma ağı olduğunu bilmek, sahadaki emeğimi daha da derinleştiriyor. Tam da bu noktada, TAP Vakfı’nın varlığı ve desteği benim için çok kıymetli bir yerde duruyor. TAP Vakfı’nın kadınların bedenleri, hakları ve yaşamları üzerinde söz sahibi olabilmelerine yönelik yıllardır sürdürdüğü kararlı ve kapsayıcı yaklaşımı bizlerin sahada yaptığımız çalışmaların ruhunu besliyor. 

Eğitimler sırasında kadınların gözlerinde beliren farkındalık, paylaşımlar sırasında oluşan sessizlikler ve ardından gelen cesur cümleler; bu çalışmaların ne kadar gerekli ve dönüştürücü olduğunu her defasında yeniden gösteriyor. Bu alanların oluşabilmesi, sürdürülebilmesi ve daha fazla kadına ulaşabilmesi, ancak TAP Vakfı gibi kadın mücadelesini merkezine alan kurumların desteğiyle mümkün oluyor. 

Kadın Sağlığı Eğitim Programında eğitmen olarak yer almak benim için çok değerli. Bu programın bir parçası olmak, kendimi hem anlamlı hem de faydalı hissetmeme vesile oluyor. Kadınlarla birlikte öğrenmek, onların sorularına alan açmak ve güçlenme süreçlerine eşlik etmek bana umut ve sorumluluk duygusu veriyor. Bu süreçte yalnızca bilgi paylaşmıyor; aynı zamanda empati kuruyor, bağ kuruyor ve kendimi de beslenmiş hissediyorum. Kadınların kendileriyle ilgili farkındalık kazandıklarını görmek, yaptığım işin ne kadar kıymetli olduğunu bana her defasında yeniden hatırlatıyor. 

Kendi adıma, bu sahada yürürken yalnız olmadığımı bilmek; bilgi, deneyim ve dayanışma ile güçlenen bir yapının parçası olmak bana büyük bir umut veriyor. TAP Vakfı’nın kadınların yaşamlarına dokunan bu kolektif emeğe sunduğu katkı, yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştüren bir etki yaratıyor. 

Bu nedenle, sahada her kadının sözünü daha güçlü duyurabilmesine alan açan, eşitlik mücadelesini kararlılıkla sahiplenen ve bu yolculukta yan yana yürümemizi mümkün kılan TAP Vakfı’na gönülden teşekkür ediyorum. Bu dayanışmanın, çoğalarak ve derinleşerek devam edeceğine yürekten inanıyorum.